Anasayfa »
Tüm yazılar yetiştiricilik
Serada Karpuz Yetiştiriciliği
Yazar:
hector
Karpuz, derin, iyi havalanabilen, su tutma kapasitesi yüksek olan, kumlu, kumlu-tınlı bünyeye sahip topraklarda iyi gelişir. Toprak pH’sı 6-7 arasında olması idealdir. Toprak hastalık ve zararlı etmenlerden temiz olmalıdır. Arazinin drenaj sorunu olamamalıdır. Taban suyu seviyesinin 1 metreden daha yukarı çıkmaması gerekir.
TOHUMLUK SEÇİMİ:
Tohumluk ve çeşit seçimi çok önemlidir. Yetiştirilecek karpuzun erkenci, başta fusarium olmak üzere hastalıklara dayanıklı, depolamaya ve nakliyeye mukavemetin iyi, verimin de yüksek olması istenir. Bu tarz koşullar ve toprağın yapısına, yetiştirme bölgesinin iklim özelliklerine bağlı olarak çeşit seçilmelidir.
TOPRAK HAZIRLIĞI VE GÜBRELEME:
Karpuz yetiştirilecek toprak öncelikle derinden sürülmelidir. Arkasından kültivatör veya diskaro ile işlenerek kesekler parçalanır. Eğer imkan varsa dönüme 5-6 ton civarında hayvan gübresi atılmalıdır. Karpuz bitkisi organik maddeye olumlu cevap verir. Bunun yanında yetiştirme kireçli topraklarda yapılacak ise dönüme 50 kg civarında kükürt atılmalıdır.
Karpuz tarımında iyi bir ürün için dekara 10-18 kg saf azot (N), 5,8 kg saf fosfor (P2O5), 12-18 kg saf potas (K2O) vermek gereklidir. Bu gübrelerden fosforlu olanı ocak ayında toprak hazırlığı sırasında, azotlu ve potaslı gübreler ise üçe bölünerek ilk bölümü karpuz dikimi sırasında, ikinci bölümü çiçeklenme aşamasında, üçüncü bölümü ise meyveler ceviz büyüklüğüne gelince verilir. Karpuz için en önemli besin elementi potasyumdur. Potasyum karpuzda çiçeklenmeyi arttırır, meyvenin şeker dengesini sağlar ve kalitesini arttırır. Meyve aromasını düzenler ve ürünün taşınma sırasında hırpalanmasını azaltır.
FİDE YETİŞTİRME:
Karpuz doğrudan tohum ekimi yapılarak da yetiştirilir fakat fide ile yetiştiricilik yapmak erkencilik açısından büyük avantaj sağlar. Fideleri yetiştirebileceğiniz gibi fide üreten firmalardan da temin edebilirsiniz. Aşılı karpuz fidesinden yetiştirilen karpuzların tadı tuzu olmadığı için aşılı fide son dönemde ülkemizde yasaklanmıştır. Buna dikkat etmek gerekir. Son zamanda fide üretimi anlamında ülkemizde büyük bir atılım yaşandı. Fide satın almayıp kendim üreteyim derseniz eğer bunu seralarda yapmanız kalite ve erkencilik açısından önemlidir. Eğer turfanda üretim yapacaksanız tohum atımı kış aylarına denk geleceğinden sera veya tüneller gerektiğinde ısıtılabilecek nitelikte olmalıdır. Soğuk tehlikesinden korunmak, fideyi daha erken yetiştirmek, bitkileri ve fideleri soğuktan korumak için ısıtmanın yanında çift kat plastikler de kullanılır.
Torbalara ekilecek tohumlar daha önceden ıslatılıp çatlatılabilir. 25-30 ºC sıcaklıkta bir iki gün tutularak çatlatılan tohumlar da çıkış daha çabuk ve düzenli olur. Çıktıktan sonra zaman zaman sulanan, bir iki kez gübrelenen ve otu alınan genç fideler 30-45 gün içinde dikime hazır hale gelir. Son yıllarda plastik torbalar yerine işçilik açısından çok daha az masraflı ve pratik kullanımı olan plastik 45’lik viyoller kullanılmaya başlanmıştır. Viyollerde yetiştirme ortamı olarak torflar kullanılmaktadır. Viyollerin arazi içerisinde taşınması daha kolay ve daha az iş gücü ister.
TÜNEL YERLERİNİN HAZIRLANMASI:
Tünel yerleri hakim rüzgara paralel olarak hazırlanmalı, tünel uzunluğu arazinin durumu ve üreticinin isteğine göre değişebilir. Bölgemizde genel olarak tünel uzunluğu 12-14 m. genişliği 100-120 cm. yüksekliği 50-60 cm olarak tesis edilir. İki tünel arası mesafe dıştan dışa 80 cm olmalıdır. Böylece bitki aralarındaki iki metrelik mesafe korunmuş olur.
Tüneller yerden 15-20 cm yükseltilen seddeler üzerine yapılmalıdır. Tünellerin ortasına gelecek şekilde 60-70 cm aralıklarla ocaklar açılır, eğer toprak hazırlığı sırasında yanmış çiftlik gübresi ve taban gübresi verilmemişse her ocağa çiftlik gübresinden bir kürek ve dekara 50 kg 15:15:15 oranında kompoze gübre gelecek şeklide gübre ilave edilerek karıştırılır.ekim veya dikim yapılana kadar bu şekilde bırakılır.
TÜNELLERİN KURULMASI:
İskelet malzemesi olarak çoğunlukla 4-6 mm’lik demir çubuklar kullanılır. yarım ay şeklinde eğilmiş çubuklar hazırlanan seddelere enlemesine her bir ucu 15-20 cm toprağa girecek şekilde çakılır. Çubuklar 1-2 m aralıklar ile dikilir. Bir tünelde 7-13 arasında çubuk kullanılır.Örtü malzemesi olarak 0.02-0.05 mm veya 0.10 mm kalınlığında plastikler kullanılır. Plastik genişliği alçak veya yüksek tünel olmak üzere 2,2 m ile 6,5 m arası değişir. 12 m’lik bir alçak tünel için 13,5 m naylon kullanılmalıdır.
Örtü altı karpuz yetiştiriciliğinde beyaz plastik malç ve çift kat tünel yapıldığında soğuktan koruma yanında erkencilikte oldukça öne alınabilir.
SULAMA:
Karpuzlarda bitkinin gelişme dönemleri göz önüne alınarak sulama yapılmalıdır. Dikimde can suyu verildikten sonra çiçeklenme dönemine kadar bitkinin su ihtiyacı azdır. Ancak kurak geçen yıllarda az miktar su verilebilir aksi taktirde çok su verilirse bitki çiçeklenmesi gecikir. Bu dönemlerde su direk tünellerin içine azar azar verilmeli veya tüneller açılmadan tünel araları yağmurlama veya salma suyla sulanabilir.
Bitki çiçeklenmeye başladığı zaman su ihtiyacı daha da artar. Meyve irileşme ve olgunlaşma aşamasında en üst seviyeye ulaşır.
Sulama, dikkatli ve kontrollü yapılmalıdır. Fazla sulama vegetatif gelişmeyi hızlandıracağından meyve tutumu azalır bu sebeple suyun azar azar ve sık verilmesi gerekir. Karpuz da en ideal sulama yöntemi damlama sulamadır. Bölgemizde pratik olması açısından yağmurlama sulama tercih edilmektedir. Karpuzda hasada yakın dönemde sulama kesilmelidir. Aksi taktirde meyvede çatlama çürüme gibi sıkıntılar ekonomik kayıplara neden olacaktır.
İlk meyveler 400-500 gr ağırlığına ulaşıncaya kadar mecbur kalmadıkça sulamadan kaçınılmalıdır.
HAVALANDIRMA:
Tünellerin havalandırılmasına gece sıcaklığı 8-10 ºC olduğu zaman sera ağızları gündüzleri yarıya kadar açılıp akşamları kapatılmalıdır. Gece sıcaklığı 12 ºC’nin üzerinde olduğunda sera ağızları gündüz ve gece açık bırakılmalıdır. Nisan sonu mayıs başında gece sıcaklığı 16 ºC olduğu zaman plastik örtüler tamamen kaldırılmalıdır. Eğer bu dönemde tünel içerisinde karpuzlar geç ekilmiş ve küçük ise tünelin ağzının açık olması yanında tünel üzerindeki plastiğe sağlı sollu havalandırma delikleri açmak gerekir. Bu işlemin amacı bitkinin meydana gelecek aşırı sıcaklıktan etkilenmesini önlemektir. Bu delik açma işleminde 1 m uzunluğunda ucu çengel şeklindeki demirler kullanılabilir. Bitkinin aşırı sıcaktan etkilenmesi önlenmelidir.
TOZLANMA VE DÖLLENME:
Karpuzlarda erkek ve dişi çiçekler ayrı yerlerde olduğundan meyve tutumunu sağlamak için karpuz ekili alanların yakınlarına arı kovanı koymak iyi sonuç verir.
HASAT:
Bölgemizde ilk turfanda olarak üretilen karpuz, bölgemiz ve bilhassa ilimiz açısından katma değeri yüksek ve çiftçilerimize bol gelir getiren bir üründür. Çiftçilerimizin büyük emek ve masrafla yetiştirdiği karpuzun tam hasat olgunluğuna erişmeden pazara sürüldüğü zaman zaman görülen bir olaydır. Tüketici aldığı karpuzun olgunlaşmamış olduğunu gördüğü zaman karpuza olan isteğini ertelemektedir. Bu olay karpuz fiyatlarının hızla düşmesine ve rekoltenin azalmasına sebep olmaktadır. Bu tür olumsuzluklardan dolayı üreticilerimizin zarar görmemesi, tüketicinin pazardan kaliteli karpuz temin etmesi için karpuzun en uygun hasat olgunluğunda toplanıp, pazara sevk edilmesi için gerekli kriterler aşağıda sıralanmıştır.
1. Meyve kabuğu üzerindeki mum tabakası matlığını kaybeder ve meyve parlak bir renk alır,
2. Meyve kabuğu tırnakla kolayca sıyrılabilir, çizilebilir,
3. Olgun karpuzda meyvenin toprağa temas ettiği kısımda bulunan beyaz leke hafif sarıya dönüşür,
4. Karpuzun üzerine sertçe vurulduğunda, kendine has dolgun ve tok bir ses çıkarır,
5. Olgun karpuzlar kavunların aksine olgunluğun ileri dönemlerinde hafiflerler,
6. Halk arasında “bıyık ve kulak” adıyla anılan ve meyve sapının 1-2 cm. uzağında bulunan sülük ve küçük yaprak kurumuşsa meyve olgunlaşmıştır.
KARPUZLARDA GÖRÜLEN HASTALIKLAR:
Solgunluk, külleme, çökerten, mildiyö, antraknoz,meyve çürüklüğü, beyaz çürüklük
KARPUZLARDA GÖRÜLEN ZARARLILAR:
-Bozkurt, danaburnu, emici böcekler,kırmızı örümcekler vs.
-Karpuz telli böceği, lahana böceği.
TOHUMLUK SEÇİMİ:
Tohumluk ve çeşit seçimi çok önemlidir. Yetiştirilecek karpuzun erkenci, başta fusarium olmak üzere hastalıklara dayanıklı, depolamaya ve nakliyeye mukavemetin iyi, verimin de yüksek olması istenir. Bu tarz koşullar ve toprağın yapısına, yetiştirme bölgesinin iklim özelliklerine bağlı olarak çeşit seçilmelidir.
TOPRAK HAZIRLIĞI VE GÜBRELEME:
Karpuz yetiştirilecek toprak öncelikle derinden sürülmelidir. Arkasından kültivatör veya diskaro ile işlenerek kesekler parçalanır. Eğer imkan varsa dönüme 5-6 ton civarında hayvan gübresi atılmalıdır. Karpuz bitkisi organik maddeye olumlu cevap verir. Bunun yanında yetiştirme kireçli topraklarda yapılacak ise dönüme 50 kg civarında kükürt atılmalıdır.
Karpuz tarımında iyi bir ürün için dekara 10-18 kg saf azot (N), 5,8 kg saf fosfor (P2O5), 12-18 kg saf potas (K2O) vermek gereklidir. Bu gübrelerden fosforlu olanı ocak ayında toprak hazırlığı sırasında, azotlu ve potaslı gübreler ise üçe bölünerek ilk bölümü karpuz dikimi sırasında, ikinci bölümü çiçeklenme aşamasında, üçüncü bölümü ise meyveler ceviz büyüklüğüne gelince verilir. Karpuz için en önemli besin elementi potasyumdur. Potasyum karpuzda çiçeklenmeyi arttırır, meyvenin şeker dengesini sağlar ve kalitesini arttırır. Meyve aromasını düzenler ve ürünün taşınma sırasında hırpalanmasını azaltır.
FİDE YETİŞTİRME:
Karpuz doğrudan tohum ekimi yapılarak da yetiştirilir fakat fide ile yetiştiricilik yapmak erkencilik açısından büyük avantaj sağlar. Fideleri yetiştirebileceğiniz gibi fide üreten firmalardan da temin edebilirsiniz. Aşılı karpuz fidesinden yetiştirilen karpuzların tadı tuzu olmadığı için aşılı fide son dönemde ülkemizde yasaklanmıştır. Buna dikkat etmek gerekir. Son zamanda fide üretimi anlamında ülkemizde büyük bir atılım yaşandı. Fide satın almayıp kendim üreteyim derseniz eğer bunu seralarda yapmanız kalite ve erkencilik açısından önemlidir. Eğer turfanda üretim yapacaksanız tohum atımı kış aylarına denk geleceğinden sera veya tüneller gerektiğinde ısıtılabilecek nitelikte olmalıdır. Soğuk tehlikesinden korunmak, fideyi daha erken yetiştirmek, bitkileri ve fideleri soğuktan korumak için ısıtmanın yanında çift kat plastikler de kullanılır.
Torbalara ekilecek tohumlar daha önceden ıslatılıp çatlatılabilir. 25-30 ºC sıcaklıkta bir iki gün tutularak çatlatılan tohumlar da çıkış daha çabuk ve düzenli olur. Çıktıktan sonra zaman zaman sulanan, bir iki kez gübrelenen ve otu alınan genç fideler 30-45 gün içinde dikime hazır hale gelir. Son yıllarda plastik torbalar yerine işçilik açısından çok daha az masraflı ve pratik kullanımı olan plastik 45’lik viyoller kullanılmaya başlanmıştır. Viyollerde yetiştirme ortamı olarak torflar kullanılmaktadır. Viyollerin arazi içerisinde taşınması daha kolay ve daha az iş gücü ister.
TÜNEL YERLERİNİN HAZIRLANMASI:
Tünel yerleri hakim rüzgara paralel olarak hazırlanmalı, tünel uzunluğu arazinin durumu ve üreticinin isteğine göre değişebilir. Bölgemizde genel olarak tünel uzunluğu 12-14 m. genişliği 100-120 cm. yüksekliği 50-60 cm olarak tesis edilir. İki tünel arası mesafe dıştan dışa 80 cm olmalıdır. Böylece bitki aralarındaki iki metrelik mesafe korunmuş olur.
Tüneller yerden 15-20 cm yükseltilen seddeler üzerine yapılmalıdır. Tünellerin ortasına gelecek şekilde 60-70 cm aralıklarla ocaklar açılır, eğer toprak hazırlığı sırasında yanmış çiftlik gübresi ve taban gübresi verilmemişse her ocağa çiftlik gübresinden bir kürek ve dekara 50 kg 15:15:15 oranında kompoze gübre gelecek şeklide gübre ilave edilerek karıştırılır.ekim veya dikim yapılana kadar bu şekilde bırakılır.
TÜNELLERİN KURULMASI:
İskelet malzemesi olarak çoğunlukla 4-6 mm’lik demir çubuklar kullanılır. yarım ay şeklinde eğilmiş çubuklar hazırlanan seddelere enlemesine her bir ucu 15-20 cm toprağa girecek şekilde çakılır. Çubuklar 1-2 m aralıklar ile dikilir. Bir tünelde 7-13 arasında çubuk kullanılır.Örtü malzemesi olarak 0.02-0.05 mm veya 0.10 mm kalınlığında plastikler kullanılır. Plastik genişliği alçak veya yüksek tünel olmak üzere 2,2 m ile 6,5 m arası değişir. 12 m’lik bir alçak tünel için 13,5 m naylon kullanılmalıdır.
Örtü altı karpuz yetiştiriciliğinde beyaz plastik malç ve çift kat tünel yapıldığında soğuktan koruma yanında erkencilikte oldukça öne alınabilir.
SULAMA:
Karpuzlarda bitkinin gelişme dönemleri göz önüne alınarak sulama yapılmalıdır. Dikimde can suyu verildikten sonra çiçeklenme dönemine kadar bitkinin su ihtiyacı azdır. Ancak kurak geçen yıllarda az miktar su verilebilir aksi taktirde çok su verilirse bitki çiçeklenmesi gecikir. Bu dönemlerde su direk tünellerin içine azar azar verilmeli veya tüneller açılmadan tünel araları yağmurlama veya salma suyla sulanabilir.
Bitki çiçeklenmeye başladığı zaman su ihtiyacı daha da artar. Meyve irileşme ve olgunlaşma aşamasında en üst seviyeye ulaşır.
Sulama, dikkatli ve kontrollü yapılmalıdır. Fazla sulama vegetatif gelişmeyi hızlandıracağından meyve tutumu azalır bu sebeple suyun azar azar ve sık verilmesi gerekir. Karpuz da en ideal sulama yöntemi damlama sulamadır. Bölgemizde pratik olması açısından yağmurlama sulama tercih edilmektedir. Karpuzda hasada yakın dönemde sulama kesilmelidir. Aksi taktirde meyvede çatlama çürüme gibi sıkıntılar ekonomik kayıplara neden olacaktır.
İlk meyveler 400-500 gr ağırlığına ulaşıncaya kadar mecbur kalmadıkça sulamadan kaçınılmalıdır.
HAVALANDIRMA:
Tünellerin havalandırılmasına gece sıcaklığı 8-10 ºC olduğu zaman sera ağızları gündüzleri yarıya kadar açılıp akşamları kapatılmalıdır. Gece sıcaklığı 12 ºC’nin üzerinde olduğunda sera ağızları gündüz ve gece açık bırakılmalıdır. Nisan sonu mayıs başında gece sıcaklığı 16 ºC olduğu zaman plastik örtüler tamamen kaldırılmalıdır. Eğer bu dönemde tünel içerisinde karpuzlar geç ekilmiş ve küçük ise tünelin ağzının açık olması yanında tünel üzerindeki plastiğe sağlı sollu havalandırma delikleri açmak gerekir. Bu işlemin amacı bitkinin meydana gelecek aşırı sıcaklıktan etkilenmesini önlemektir. Bu delik açma işleminde 1 m uzunluğunda ucu çengel şeklindeki demirler kullanılabilir. Bitkinin aşırı sıcaktan etkilenmesi önlenmelidir.
TOZLANMA VE DÖLLENME:
Karpuzlarda erkek ve dişi çiçekler ayrı yerlerde olduğundan meyve tutumunu sağlamak için karpuz ekili alanların yakınlarına arı kovanı koymak iyi sonuç verir.
HASAT:
Bölgemizde ilk turfanda olarak üretilen karpuz, bölgemiz ve bilhassa ilimiz açısından katma değeri yüksek ve çiftçilerimize bol gelir getiren bir üründür. Çiftçilerimizin büyük emek ve masrafla yetiştirdiği karpuzun tam hasat olgunluğuna erişmeden pazara sürüldüğü zaman zaman görülen bir olaydır. Tüketici aldığı karpuzun olgunlaşmamış olduğunu gördüğü zaman karpuza olan isteğini ertelemektedir. Bu olay karpuz fiyatlarının hızla düşmesine ve rekoltenin azalmasına sebep olmaktadır. Bu tür olumsuzluklardan dolayı üreticilerimizin zarar görmemesi, tüketicinin pazardan kaliteli karpuz temin etmesi için karpuzun en uygun hasat olgunluğunda toplanıp, pazara sevk edilmesi için gerekli kriterler aşağıda sıralanmıştır.
1. Meyve kabuğu üzerindeki mum tabakası matlığını kaybeder ve meyve parlak bir renk alır,
2. Meyve kabuğu tırnakla kolayca sıyrılabilir, çizilebilir,
3. Olgun karpuzda meyvenin toprağa temas ettiği kısımda bulunan beyaz leke hafif sarıya dönüşür,
4. Karpuzun üzerine sertçe vurulduğunda, kendine has dolgun ve tok bir ses çıkarır,
5. Olgun karpuzlar kavunların aksine olgunluğun ileri dönemlerinde hafiflerler,
6. Halk arasında “bıyık ve kulak” adıyla anılan ve meyve sapının 1-2 cm. uzağında bulunan sülük ve küçük yaprak kurumuşsa meyve olgunlaşmıştır.
KARPUZLARDA GÖRÜLEN HASTALIKLAR:
Solgunluk, külleme, çökerten, mildiyö, antraknoz,meyve çürüklüğü, beyaz çürüklük
KARPUZLARDA GÖRÜLEN ZARARLILAR:
-Bozkurt, danaburnu, emici böcekler,kırmızı örümcekler vs.
-Karpuz telli böceği, lahana böceği.
Serada Kavun Yetiştiriciliği
Yazar:
hector
Ülkemiz ekolojik koşullar bakımından birçok tarım ürününün yetiştirilmesine elverişli konumda bulunmaktadır. Her mevsimin kendi özelliklerine göre yetiştirilen birçok meyve ve sebzesi bulunmaktadır. Kavun üretimi de bunlardan biridir. Ülkemiz kavun üretminde Çin’den sonra dünyada ikinci konumdadır.
Tohum Ekimi ve Fide Yetiştiriciliği
Seralarda yani örtüaltında kavun yetiştiriciliğinde tohum ekimi genelde iki dönemde yapılmaktadır. Erken ilkbaharda yani turfanda üretim için kasımda, ilkbaharda üretim için ise ocakta tohumlar ekilmelidir. Kavun fidelerinin kökleri ve gövdesi zayıf olduğu için şaşırtma yapılamamaktadır. Bunun için tohumlar direk viyollere ekilmektedir. Ekim işlemi yapıldıktan sonra tohumlar çıkana kadar üzeri plastik örtü ile kaplanmalıdır. Tohumlar çıktıktan sonra plastk örtü hemen kaldırılmalı ve fidelerin büyümesi için besleme yapılmalıdır. Bunun yanında son yıllarda ülkemizde yaygınlaşan hazır fide sektörünün etkisiyle üreticiler artık kendi fidelerini yetiştirmemekte ve hazır fide satın almaktadır.
Kavun fidelerinin dikileceği seranın daha önceden hazırlanması gerekmektedir. İlk önce yapılacak olan bir önceki ekimin tamamen temizlenmesi, toprağın sürülmesi ve yabancı otlardan kurtulmak için ince plastik örtü ile kaplanıp solarizasyonunun yapılmasıdır. İki ay örtülü kalan örtü topraktan kaldırılır ve sürülür. İsteğe bağlı olarak hayvan gübresi yada taban gübresi atılarak dikimden önce toprağa besin takviyesi yapılır. Daha sonra fidelerin dikileceği sıralar açılır. Damlama sulama boruları döşenir ve toprak dikime hazır hale getirilir.
Fideler ilk gerçek yaprakları çıktıktan sonra dikime hazır hale gelirler. Dikim çift yada tek sıralı olarak yapılabilir. Fideler arası mesafe 60 ile 100 cm arası olması bitkilerin ışık alması açısından uygundur. Çok sık dikim yapılmasının aslında zararlı olduğu bilinmektedir. Erkenci ürün yetiştirmek için birinci çapadan sonra toprağın üstü ince bir plastik örtü ile kapatılmalı ve ısı perdesi yapılmalıdır. Örtmenin bir diğer faydası da yere değen meyvelerin çürümesinin engellenmesidir.
Sulama
Kavun bitkisi büyüme ve meyvelerinin olgunlaşma evresinde bol suya ihtiyaç duymaktadır. Ancak bu ölçü iyi ayarlanmalıdır. Çok sulanınca meyvesinin aroması bozulmaktadır ve yavan bir tat almaktadır. Killi topraklar ağır katı topraklara nazaran daha fazla su istemektedir. Sulama işlemi bu konular dikkate alınarak yapılmalıdır. Sulama miktarı ve kapasitesi toprağın cinsine, bitkinin büyümesine, toprağın su kaybetmesine bağlı olarak değişmektedir.
Bitkilerin boyu 10-15 cm uzunluğa ulaştığında çapalama yapılır ve bitkilerin boğazları doldurulur. Daha sonra kavunlar askıya alınır. Yani boğazlarına ip bağlanarak üs kısımda bulanan tellere bağlanır. Bunun amacı yerden tasarruf sağlamak, hastalıklarla daha kolay mücadele etmek ve kaliteli ürün yetiştirmektir. Kavunlarda budama koltuk alma ve sürgün ucu alma budaması olarak yapılır. Koltuk alma budaması tabana yakın yerde meyve oluşmasını engellemek ve az ama kaliteli meyve tutmasını sağlamak için yapılır. Koltuklar alınırken dikkatli davranmak gerekmektedir. Gövdeye zarar vermeden alınması önemlidir. Çünkü açılan yaradan bakteriyel ve virüs etkili hastalıklar ağaca bulaşabilir. Özellikle kış aylarında pas hastalığı oluşur.
Kaliteli ürün için bir ağaçta 2-3 meyve tutturulmalıdır. Olgunlaşan meyveler sapları bıçak ile kesilerek hasat edilmelidir. Böylece taşıma sırasında da dayanıklılık arttırılmış olur.







